Haber

Dünya adam kaçırma başkenti: Port-au-Prince

Bir hafta önce 17 misyoner kaçırıldı. Nisan ayında yaptıkları ayini Facebook canlı yayınında yayınlayan bir papaz üç Hıristiyan da alıkondu. Bu olaydan birkaç gün sonra iki rahibe ve beş papaz da alıkondu ve işkence dolu üç hafta sonunda serbest bırakıldılar. Bunların hepsi siyasi suikastlar ve depremler ile anılan Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’te gerçekleşti.

Yaşanan olaylar kentte asayişin geldiği noktayı ve çetelerin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bazı çevreler kente bir isim de taktı: Dünyanın adam kaçırma başkenti.

Haiti hala geçen temmuz ayında bir suikasta kurban giden Başkan Jovenel Moise olayını aydınlatamadı. Bu olayın üstündeki perde kalkmadıkça ülkeye insani ve ekonomik yardım yapılması da zor gözüküyor.

Ülkenin içinde olduğu durumun dış yardımlarla düzeltilemeyeceği açık. Öncelikle yerel halkın çetelere üye olmamasını sağlamak gerekiyor. Eski başkan François Duvalier (namı diğer Papa Doc) olası askeri darbelere karşı çeteler tarafından korunuyordu.

Ülkenin demokratik şartlarla seçilen ilk lideri Jean-Bertrand Aristide de iktidarını çeteler ile iyi geçinmeye borçluydu. Birleşmiş Milletler’in Haiti Gücü (MINUSTAH) ülkeye giden yardım personellerinin sıklıkla cinsel saldırılara maruz kaldığını söylüyor.

ROBIN HOOD GİBİ DAVRANIYORLAR

Çeteler ülkelerinde yabancı bir varlık istemediklerini vurgularken yerel halka da Birleşmiş Milletler görevlilerini ‘katiller’ olarak görmeleri tavsiyesinde bulunuyorlar. Çeteler sıklıkla halka çaldıkları yardım malzemelerini dağıtarak ‘Robin Hood’ gibi davranıyorlar. 2006 yılında 100 bin Haitilinin 34’ü cinayete kurban gidiyordu.

Bugüne kadar 12 bin BM personeli Haiti’de görev yaptı. 13 yıllık bu görev süresi boyunca ülkede asayişin bir nebze de olsa sağlandığı söylenebilir. Geçen yaza kadar ülkede adam kaçırma oranlarında yüzde 95 düşüş vardı. 2010 yılındaki depremden sonra ülkenin hapishanelerinden kaçan 4 bin mahkum da BM tarafından yeniden yakalanıp hapse geri gönderildi.

Öldürülen Başkan Moise 2020 yılında kendine karşı artan muhalefete karşı sokak çetelerini kullanmaktan çekinmedi. Geçen yıl silahlı adamlar ülkenin dört bir yanında adam kaçırma, gasp ve cinsel taciz dahil her türlü suçu işlediler. Bu çete üyelerinin bazılarına resmi polis üniforması bile dağıtıldı.

Şu an başkent Port-au-Prince’te, 165 çete var. Bu yıl çeteler ülkede 628 adam kaçırma olayına imza attılar. Çeteler genellikle ABD vatandaşları ve ülkedeki misyonerleri kaçırıyorlar. Bugün, güvenlik güçleri bu çeteler ile mücadele edemiyor. Ülkedeki insanların yarısının yeterli beslenemediği düşünülürse, çetelerin insanların sadakatini basit hizmetler sunarak karşıladığı düşünülebilir.

POLİS GÜCÜNÜN KALINTILARI

Ülkede şu an seçim süresiz bir şekilde ertelendi. Ariel Henry tarafından kurulan geçici hükümet ülkede özgür bir şekilde seçimler yapılabilene kadar ertelendi. Uluslararası organizasyonlar ve yerel hükümetler çeteleri devirmek için yollar arıyor. Şu an ülkedeki merkezi güç, Birleşmiş Milletler’den gelen gıda yardımları ve BM tarafından kurulmuş olan polis gücünün kalıntıları ile ilerliyor.

Geçici devlet başkanı Ariel Henry. Fotoğraf: Reuters

Haiti’ye daha kapsamlı bir müdahale olabilmesi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin onayı gerekiyor. Veto hakkı bulunan Çin, Haiti’ye askeri müdahale seçeneğine sıcak bakmıyor. Ülkede insan kaçakçılığı her geçen gün bir sektör haline gelirken ülkede çetelerin kökünün tamamen kazınabileceğine kimse inanmıyor.

Ülkelerinin dışında yaşayan  Haitililer ise yaşanan depremler ve siyasi suikastlerin ardından ülkelerinde yaşananlar yüzünden depresyondalar.

‘ENKAZDAN ÇIKMIŞ GİBİYİM’

Zaten imkanları kısıtlı olan Haiti 2010 yılında yaşanan devasa depremin yaralarını saramadı. 2010 depreminde 220 bin kişi hayatını kaybetmişti! 2010 depreminde enkaz altında kalan ve depremin ardından ABD’ye göçen Gilg Phanor TV, 2021 yılında TV karşısında enkazdan çıkarılanları izlediğinde, “Genç bir kızı enkazdan çıkardıklarını gördüm. Bana olan da tam olarak buydu” ifadelerini kullandı. 

Yukarıdaki haberde yer alan bilgilerin büyük bir bölümü The New York Times’ta Paul Angelo tarafından kaleme alınan ‘There Is a New Kidnapping Capital of the World. Here’s What We Need to Do About It.’ isimli köşe yazısından alınmıştır.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu